Haberler
Ana Sayfa

Biyografi

Sergiler

Resimler

Duvar Resimleri

Fonksiyonel Sanat

Fotoğraflar

Eskiz Defterleri

Projeler

Baskı Resim

Haberler


Neden resim?
Kendimi ifade etmek, insanlarla heyecanlarımı paylaşmak ve beni tatmin eden tek iş bu olduğu için resim yapıyorum.

Çevremi gözlemlemek ve araştırmak her zaman ilgimi çekmiştir. Edindiğim izlenimler ve bunları ifade etme arzusu beni küçük yaşta resim ile buluşturdu.

Sanatçı için sanatı hem bir güç ve hesaplaşma aracı, hem de bir süre için bir varoluş sebebidir.

İlk çalışmalarım dünyayı fethetme arzusundan doğdu. Malzeme ve teknik bilgim kısıtlı olmasına rağmen o ilk denemelerim benim için çok önemlidir, zira kendimi zayıf ve çaresiz hissettiğim bir dönemde ayakta durmamı sağladılar. Olgunlaşıp kendimle yüzleşmeye başladıkça hislerimi ve bunları yaratan düşüncelerimi anlamam ve tanımlamam gerektiğini fark ettim. Görsel sanatlarda güzelliğin sadece renk ve ışık desenlerinden değil, bir düşünce yahut hissin ifadesinden de geldiğini anladım.

Zamanla sanatın tabiattaki mükemmelliği aradığını da gördüm. Bu yeni anlayış işin önemini daha iyi kavramama neden oldu ve sanat benim için bir yaşama ve düşünme biçimi halini aldı. Bu, aynı zamanda kendimi arayışım için de büyük bir ilerlemeydi. Eklemem gerekiyor ki, müzik ve şiir de sanatıma yardımcı faktörler olarak hayatımda önemli rol oynamaktadırlar.

Kültürel farklılıklara ve geleneklere rağmen geniş kitlelere ulaşabilecek sanat eserleri yaratmak ana amacımdır. İnsanlığın ortak problemlerini, endişelerini, hislerini yani hayatın aslı olan fakat önemli soruları, din, ırk, lisan engellerini aşarak herkesin anlayacağı şekilde resmetmek istiyorum. Semboller, renkler ve şekiller aracılığıyla farklı insanlara uzanmak ve onları düşünmeye zorlamak arzusundayım.

Haberler


Sanatçı ile sanatsever arasındaki iletişim iki yönlüdür. Önce, sanatsever, sanat eseri aracılığıyla sanatçının fikir ve hislerini anlar. (Bu anlayışın isabet derecesi sanatçının başarısı kadar onun hayatı ve kişiliği hakkında sahip olduğu bilgiye de bağlıdır.) İkinci basamak, sanatseverin yine eserden aldığı ilhamla kendi içinde çıktığı yolculuktur ki eserde kendisinden bir şeyler bulması, düşünmesi ve bir sonuca varmasından ibarettir.

Sanat eserinden yola çıkılarak başlatılan bu olgunlaşma, sanatçı için de geçerlidir. Kişisel gelişme göstermeyen, bu gelişmeyi sanatına aktarmayan sanatçı kendi kendisini tekrar etmekten öteye geçemez.

Olgunlaşma ile ilgili hatırlanması gereken bir başka önemli faktör disiplinli olmak, zaman ve enerjiyi mümkün olan en iyi şekilde kullanmaktır.

İlerisi için düşündüğüm bazı projeler arasında mobilya tasarımı, dekorasyon, büyük ebat dış cephe resimleri ve mimari ile resmi buluşturmak bulunmaktadır.

Genellikle resimlerim önce zihnimde şekillenir. Daha sonra bunları önce eskiz defterime ve zamanı gelince asıl mekana tatbik ederim. Akrilik boyalarla çeşitli bazlarda kalemler kullanırım. Daha çok büyük ebatta tuvaller üzerine çalışıyorum.

Türkiye'de sanata verilen önem nedir?

Sanatın gelişmesini isteyen gelişmesine katkıda bulunan galerici, ressam, kuratör sanat eleştirmeni, sanat danışmanları var. Çabalarımızın meyvesini birkaç müzemiz olmadan toplayamayız diye düşünüyorum. Genç nesil güzel sanatlara daha çok ilgi duyuyor.

Bizde resim sanatına geçiş süreci Batı ülkelerine göre oldukça geç yaşanmış...

Geleneksel el sanatlarına baktığımızda, seramik, tezhip, minyatür gibi, resimle aslında yüzyıllardır haşır neşir bir toplumuz. O kadar katı bir toplum olsaydık, bugün resim bu seviyede olmazdı diye düşünüyorum. Resmin uzun bir süre yok sayılmasının ve gelişmemesinin sebebi Osmanlı Devleti'nin uzunca bir süre Avrupa'dan çok uzaklaşmış olması. Ancak bugün resim sanatı Türkiye'de asla geri değil. Hatta bir bakıma şanslı, çünkü Türkiye sorunları olan bir ülke. Bu sorunlar arasında yaşarken sanatın bundan beslenmemesi mümkün olmazdı.

Türkiye'de sanatın gelişmesi için daha fazla neler yapılabilir ?

Öncelikle müzelerimiz olmalı ve devamlı değişen sergilerle kamuoyunun Gündeminden hiç düşmemeli. İlkokulda memleketinin sanatçısını sergilerden Takip eden bir gençlik hiç şüphesiz sanat ve sanatçı ile çok daha fazla ilgili olacaktır. Son yıllarda yurtdışından gelen sergiler hepimizi çok heyecanlandırdı. Bu sergiler İlgimizi taze tutuyor müze gezemeyen insanlar için önemli bir fırsat oluyor. Sergiler hep özel sektör sponsorluğu ile gerçekleştiriliyor. Devletin katkıları uluslararası ilişkilerde bize birçok sergi imkanı sağlayabilir. En büyük ülke reklamının spor, bilim ve sanat ile yapılabileceğini hepimiz çok iyi biliyoruz

Gerçekleştirmek istediğin büyük bir proje var mı?

Çantalar üzerine yoğunlaştım. Bu çantalar ya deri boyanarak yada Tuval bezinden yapılacak yani bitmiş bir resimden. Önemli olan her çantadan bir tane olması. Böylelikle resim gibi kişiye özel bir eser haline geliyor. Bu çantaları Türkiye dışında da satabilmek istiyorum. Bunu yapabilmek için çalışıyorum.

Aklımda olan bir düşünce büyük bir binayı resme dönüştürmek. Toplumun desteğini veya katkısını alacak ve içine katacak bir düşünce. Esas amaç, resmin Türkiye'de değer kazanması tabii. Çünkü sanat insanların düşünmesi için var. Düşünen insan daha az hata yapar ve toplumun gelişimi için de sanat çok önemli.

En büyük hedeflerimden biri; bir gün büyük bir ev yapmak ve onu yaşayan bir müze haline getirmek. İçinde yaşayacağım bu eve resim yaparken insanları davet etmek ve onların çeşitli sorularına cevap vermek istiyorum.

Sanatının temel gücü nereden geliyor?

Ben her insanın kendini ifade etmek için bir meşgale aradığını ve hayatına anlam katma çabasında olduğunu düşünüyorum. Ben beni en mutlu eden iş bu olduğu için ve hayatı kendime göre ifade etmeme olanak sağladığı için ressamım. İnsan gücünü insanlardan doğadan inançlarından aklından kendi hislerinden alır. Benim için insanlarla eserlerimin heyecanını paylaşmak temel gücüm diyebilirim. Çünkü sanatın parayla karşılığı yok. Resmime bakıp heyecan duyan insan beni motive eder. Asıl paylaşım da budur zaten. Yaşıt olduğum insanlar benimle bunu daha çok paylaşabiliyorlar. Daha ileri yaştaki insanlar sanki biraz daha tutucu bakıyorlar yaptıklarıma.

Diğer sanat dallarıyla ilgileniyor musun?

Tasarım bu yüzyılın en önemli işlerinden biri olacak teknolojinin gelişmesi bizleri kişiye özel üretilmiş ürünlere yöneltecek. Sanat ile tasarımcı arasında ki çizgi ortadan kalkacak. Tek olan sanat objeleri aynı resim gibi değerli olacak. Bu sebeple obje ve diğer fonksiyonel ürünlerle çalışmaya devam edeceğim. Ayakkabı dolapları ve bavullar gibi.

Haberler

Evet, siz aynı zamanda bavul, ayakkabı, sandalye, tabak, bardak ve cüzdan da boyuyorsunuz.

Resme dokunmak bir tabudur. Bunu resmin ömrü adına anlayabiliriz. Evet, resme dokunamayız. Ama insanlar bugün, tıpkı resme duydukları bağ gibi ayakkabıya, kahve kupalarına, çantaları, sandalye ya da cüzdanlarına bağlanıyorlar. İşte bu noktada her objenin "kişiye özel" olması esprisi ortaya çıkıyor. "Fonksiyonel sanat"ı yerinde ve dozunda kullanarak hedeflediğiniz kitleyle buluşmalısınız.

Ayakkabı dolapları bir şeyi simgeliyor mu?

Ayakkabı bence insanların karakterlerini simgeler. Ben çanta ve ayakkabıların insan hayatında ayrı bir yeri olduğunu düşünüyorum. Ayakkabıya düşkün birisi için belki de detaycı bir kimse diyebiliriz. Ama ayakkabının rahat olmasıyla veya sırf görüntüsü ile ilgili insanlar da olabilir. Değerli ayakkabılarınızı evinizden çıkarken karşılaştığınız son ve evinize girerken gördüğünüz ilk mobilya olan bu sanat objelerinde saklayabilirsiniz.

Seninkilere benzer eserler üreten sanatçılar var mı?
Benim bildiğim yok. Mobilya boyayan çok sanatçı var ancak onlar işlerini "fonksiyonel sanat" olarak adlandırmıyorlar. Benim işlerim sadece boyama değil, tasarım da içeriyor.

Resimlerinin bir adı yok, neden ?

Ben resimlere kod numarası vermeyi tercih ediyorum. Bu siz resmin karşısına geçtiğinizde yalnızca imajlarla gördüğünüz renklerle biçimlerle baş başa kalın diyedir. Ben resme mesela "armut" adını versem sizin elma diye düşünmenize engel olmuş olurum izleyiciye müdahale etmemek için resimlerimin isimleri yok. İnanç gibi bir şeydir resme bakmak, kendi gözünle bakarsın, kendine göre bir şeyler algılarsın, orada yapan kişi yoktur, kendi hayatına göre yorumlar ve keşfedersin. Bu işin keyfi ve zevki de buradadır

Senin için resimde kendini ifade etmek mi, yoksa onun izleyiciyle bir iletişim kurması mı daha önemli?

Bir sanat eseri ile izleyici arasındaki duygusal iletişim çok önemli, çünkü resimde "anlamak yoktur. İnsanların kafasında resmi anlamak ya da anlamamak gibi bir soru işareti var. Böyle sorularla karşılaştığımda hep şunu soruyorum; Bulutları izlemekten zevk alıyor musun, peki ne anlıyorsunuz?

New York ressam olarak sana neler verebilecek?

New York' da resim bir iş kolu profesyonel şirketler ajanslar özel sanat tacirleri Sanat malzemesi ürecileri bir çok başka kuruluş ve galeriler bu markette yarış içindeler. Bu markette yer almak istemeyecek bir ressam olduğunu zannetmiyorum. Koleksiyon yapmanın şeref olduğu New York' da günlük yaşamın içinde hep gündemde kalan müzelerle insanlar sanatın ne kadar önemli olduğunun farkındalar. Binalarda mermer olması yerine aynı bütçeyle daha ucuz yer malzemesi kullanılıp paralarını sanat eseri almak için kullanıyorlar. Bu kültürlerinin bir parçası biz nasıl tam otomatik çamaşır makinesine düşkünsek New York'ta insanlar sanata düşkün. Böyle bir ortamda insan yaptığı işin toplumda önemsendiğini hissedip motive oluyor.

"Dünya adamı" olmayı hedeflediğin doğru mu?

Bu hedef hepimizin hedefi olmalı ancak Türkiye bu yolla doğru bir şekilde tanıtılabilecektir. Bu bir ressamın değil bir makine üreten firmanın da amacı olmalı Bosch denince aklımıza Almanlar geliyor. Galatasaray denince Türkiye.

Bibliography
1.Revna Güney."Fonksiyonel Sanatta Coşkulu Yorumlar" Aralık 2001 - Maison Française
2."Yiğit Yazıcı -Sayfalarda Sanatçı Ruhunun Yansıması Hissediliyor" Aralık 2001-Elele
3."Yiğit Yazici- Resim ve Fonksiyonel Sanat Sergisi" Kasım 2001-Hürriyet
4. 41 Numara sanat eseri kasim 2001
5.Yasemin Sener."Resimde Anlamak yoktur." Mart 2001-Elle-sf:68-72
6.Elvan Erdin "Fonksiyonel ve Estetik Dolaplarda Şanslı Ayakkabılar" Kasım 2000-Marie Claire - sf:115-119
7.Mobilya Tasarım : Resim, Mobilya ve Ayakkabılar, Aralik 1998 - Tasarım - sf:127
8.Elif Babül "Portre: Sanatını Objeden Çıkarmak" Ağustos 2000-Vizyon - sf:119
9.Günnur Özsoy "Portre: - Yigit Yazıcı" Haziran 2001-Ana Sayfa Art - sf:110-115
10.Şebnem Atılgan "Benim Bir Ayakkabı Dolabına İhtiyacım Var - Yigit Yazıcı" Mayis-Haziran 1998 - Topuk - sf:36-37
11.Necati Başkır "Ayakkabıları Gizleyen Güzellik - Ayakkabıların Renkli Mekanları - Country Ana Sayfa - Temmuz 1998




Copyright © 2003 Yiğit YAZICI info@yigityazici.com